15 Ocak 2009 Perşembe

hastadam

hayır hayır...
gözyaşlarım
her damlada gözlerimi yakıyorsa
yanaklarımı üşütüyorsa
gözlerimi kızartıp
yüzümü solduruyorsa
ellerimi yüzüme götürüp
aklıma seni getiriyorsa
ağlayamam artık

isimsiz

gülümsemene dayanamıyorum
beni durduğum yerden alıp
bulutların üstüne çıkarıyor
dudaklarında hayatı buluyorum
ben de gülümsüyorum...

mutluluğunla yaşıyorum
mutluluğuna yaşıyorum

gülümsemene dayanamıyorum
beni durduğum yerden alıp
yerin dibine göçertiyor
dudaklarında acımı görüyorum
kendime ağlıyorum...

mutluluğunla ölüyorum
mutluluğundan ölüyorum

12 Ocak 2009 Pazartesi

bu bir şiir değil

Bu gerçekten bir şiir değil
Unutamıyorum seni
artık daha hiçbişey yapamazken ikimiz de
unutamıyorum hala seni

korkunç bişey bu
gitmiyorsun aklımdan
sadece küçük yolculuklara çıkıyorsun
ama gitmek bilmiyorsun

şimdi ne yapıcaz
hayır hayır
ne yapıcam
artık senden hiçbişey isteyemem

seni düşünmemem lazım
başkalarına
kendime odaklanmam lazım
ama imkansız bişey bu

senin kadar güzel bişey
sağ arkamda
gözlerinin altı kıpkırmızı olana kadar ağlıyor
ve bunun nedeninin ne kadar ben olduğuma inanmak istesem de
öyle olmadığını çok iyi biliyorum
sadece yaptığım mallıkların sonucu ağlıyosun
bunu da istemiyorum ama

daha ne isteyebilirim ki zaten
biliyorum ne istediğimi
ama
istememem gerekiyo
hayır hayır istememem gerekiyo
ama istiyorum...
hem de deliler gibi istiyorum

hala seni istiyorum

sağ-arka

Sana baktım yine...
Söz vermiştim kendime,
bunu yapmayacağım diye
ama sana baktım yine...

11 Ocak 2009 Pazar

hamam böceği

Kalbimin nemli çatlaklarında
debeleniyor
hissedebiliyorum
Kafası kopuk
onu göremiyor
onu duyamıyor
onu koklayamıyorum
ama hala hissedebiliyorum

kaldı geriye yedi günüm

10 Ocak 2009 Cumartesi

atkı

kokun sinmiş üstüne
benim kokumla karışmış
koklayıp koklayıp
yanımda olduğunu sandım bi an
ama sadece
o eski siyah atkı vardı elimde o an
kendimi boğmaya çalıştım
dün akşam senin kokunla
boynum kızarana
kafam morarana kadar
ama olmuyor ki
insan başkalarına zarar veremezken
kendine zarar veremiyor ki

fahriye

ne yaptın bana be!
senin yüzünden döndüm
bir gecede orhan veli'ye
ya da sadece kendini kandıran
özentinin tekine...

mor

Taşlar, çiçekler, insanlar
ondan ne kadar da az var
beni dişiliğinle büyüleyip
çılgınlığınla gözlerimi kamaştıran
seni gidi inanılmaz, seni gidi manyak
seni gidi mor insan

sükut

-Şşt..
-Sus!
-Tamam,
ama sen sakın susma...

5 Ocak 2009 Pazartesi

Your Neighbourhood Spaceman


1 gün
3 entry
2 si kolpa ama
"this one's from the heart"
mutluyum galiba ya
ciddi ciddi mutluyum
bilmiyorum
fazla uzun süredir dünyadan uzaklardayım
hatırlamıyorum tam



ama mutluyum
galiba

the counter-reason

Sometimes the hardest thing to admit is that someone really does care

the reason

It seems like no one cares at all

4 Ocak 2009 Pazar

fiddle

kemanın klasik müziğin kölesi olmasına karşı kampanya başlatıcam. insanların paganiniyi kenara bırakıp bluegrasse yönelmesi gerekiyo. keman sadece klasik müzikte iyi değildir, hatta insanlar hep böyle düşündükleri için kemanın klasik müzikte ÇOK iyi olduğunu düşünürler... oysa keman iskandinav folkunda ve bluegrass'te klasik müzikte olduğundan daha iyi...bence...




herşeye çok boyutlu bakmak lazım

3 Ocak 2009 Cumartesi

geciktirilmiş ihtiyaç

Süper insan eda'ya.
seninle ilgili en eski anılarımı hatırlatırsam gülüceksin ama kazınmış aklıma. 1. sınıfta ateist olup gelmiştim okula sense dağatmıştın beni ve birbirimize öyle bi nefretle bağrıyoduk ki...(ya ben benzetme yapmakta berbatımdır :D)... neyse... şimdi ise hep hayallerimde kurduğum o kimsenin okumiyacağı dandirik blogu kurmam için çaktırmadan alttan alttan gaz verdin. peer pressure etkisiyle bi bağımlılığa daha başladık... bu gidişle beni dorock'ta da görürsün artık.












(utunaraktan kalbimin ve bu entry'nin dibinden sana teşşekkür ederim gazı verdiğin için)